
Yorucu bir sezonun ardından en az o kadar yorucu olan milli takım kampında geçiriyordu günlerini Arda Turan, diğer birçok arkadaşı ise o sırada milli takımın ne yapacağını düşünürken Antalya'da güneşlenmekle meşguldu.
Euro 2008 geldi çattı. Porekiz maçında ilk 11'e alınmayan Arda, milli takımın diğer bütün maçlarında aktif rol alıyor, oynadığı oyun ve attığı gollerle Avrupa 3.lüğünde de aslan payına sahip olan isimlerden biri oluyordu.
Euro 2008 dönüşünden sonra birkaç günlük izin yapmaya hak kazanan Arda, ufak bir aradan sonra bu kez Skibbe önderliğindeki Galatasaray'ın sezon öncesi kampına girip takımının başarısı için ter dökmeye başlıyordu. Bu kampın sonrasında başlayan ve fiyaskoyla sonuçlanan 2008/2009 sezonunda da takımının en önemli hücum silahı sıfatını elinde bulunduran Arda'nın maçların çoğunda 90 dakika forma giydiğini belirtmeye gerek yok sanırım.

22 yaşındaki genç oyuncu, neredeyse dinlenme fırsatı olmadan 3. sezonuna girmek üzere. Benim isteğim, bu genç oyuncuya, gerekirse ilk ön eleme turunda oynatmamayı göze alarak, hakettiği izni vermek. Şüphesiz, mental ve fiziksel olarak gereken enerjiyi depolayabilirse, 2009/2010 sezonunda Rijkaard önderliğindeki Galatasaray'ın en önemli kozu olacaktır Arda, yeter ki birkaç gün doyasıya dinlenebilsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder